Anayasa Kamu Yararı

III. Kamu Yararı

A. Kıyılardan yararlanma

MADDE 43. – Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkân ve şartları kanunla düzenlenir.

B. Toprak mülkiyeti

MADDE 44. – Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla, değişik tarım bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini tespit edebilir. Topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması, üretimin düşürülmesi, ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz.

Bu amaçla dağıtılan topraklar bölünemez, miras hükümleri dışında başkalarına devredilemez ve ancak dağıtılan çiftçilerle mirasçıları tarafından işletilebilir. Bu şartların kaybı halinde, dağıtılan toprağın Devletçe geri alınmasına ilişkin esaslar kanunla düzenlenir.

C. Tarım, hayvancılık ve bu üretim dallarında çalışanların korunması

MADDE 45. – Devlet, tarım arazileri ile çayır ve meraların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır. Devlet, bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi ve gerçek değerlerinin üreticinin eline geçmesi için gereken tedbirleri alır.

D. Kamulaştırma

MADDE 46. – (Değişik: 3.10.2001-4709/18 md.) Devlet ve kamu tüzelkişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir.

Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir. Ancak, tarım reformunun uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme şekli kanunla gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngörebileceği bu hallerde, taksitlendirme süresi beş yılı aşamaz; bu takdirde taksitler eşit olarak ödenir.

Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanlarının bedeli, her halde peşin ödenir. İkinci fıkrada öngörülen taksitlendirmelerde ve herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır.

E. Devletleştirme ve özelleştirme

MADDE 47. – Kamu hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüsler, kamu yararının zorunlu kıldığı hallerde devletleştirilebilir.

  • Devletleştirme gerçek karşılığı üzerinden yapılır. Gerçek karşılığın hesaplanma tarzı ve usulleri kanunla düzenlenir.
  • (Ek: 13.8.1999-4446/1 md.) Devletin, kamu iktisadî teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve usuller kanunla gösterilir.
  • (Ek: 13.8.1999-4446/1 md.) Devlet, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişileri tarafından yürütülen yatırım ve hizmetlerden hangilerinin özel hukuk sözleşmeleri ile gerçek veya tüzelkişilere yaptırılabileceği veya devredilebileceği kanunla belirlenir.

Kamu Yararı: Anayasal Bir İlke ve Devletin Temel Görevi

Kamu yararı, bireyin ve toplumun genel huzurunu, refahını sağlamayı hedefleyen temel bir anayasal ilkedir. Bu ilke, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda devletin başlıca görevlerinden biri olarak tanımlanır ve çeşitli maddeler aracılığıyla somutlaşır. Anayasada doğrudan “kamu yararı” başlığı altında olmasa da, bu ilkenin dayanaklarını oluşturan hükümler bulunmaktadır.

Anayasa’da kamu yararının doğrudan etkilediği başlıca alanlar arasında kıyılardan yararlanma (md. 43), toprak mülkiyeti (md. 44), tarım ve hayvancılıkla ilgili önlemler (md. 45), kamulaştırma (md. 46) ve devletleştirme/özelleştirme (md. 47) yer alır. Bu maddeler, devletin bireysel hakları toplumun genel menfaati doğrultusunda düzenleme yetkisini gösterir.

Kamu yararı, Anayasa’da hem bir hak ve ödev niteliği taşır hem de temel hak ve özgürlüklerin sınırlama gerekçesi olarak işlev görür. Bu nedenle, sorumluluk öncelikle bireylerin değil, devletin üzerindedir. Örneğin, kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altında olması ve herkesin ortak kullanımına açık olması, bireylere doğrudan bir hak vermekten ziyade toplumun genel refahını koruma amacını taşır.

1961 Anayasası, kamu yararını belirli alanlarla sınırlı tutarken, 1982 Anayasası ile birlikte kamu yararı, tüm temel haklar için **genel bir sınırlama sebebi** haline gelmiştir. Bu durum, kamu yararı ilkesini yasa koyucu için önemli bir yol gösterici ilke haline getirmiş ve anayasal yorum ile uygulamalarda merkezi bir rol oynamasını sağlamıştır.

Sosyal Güvenlik Hakları

Bunları da Okuyabilirsiniz

  • ANAYASA

    Anayasa Nedir? Anayasa, bir devletin yönetim şeklini belirler. Toplumların ülke üzerindeki egemenlik haklarının, bireylerin temel haklarının hangi koşullar altında devlet tarafından kullanılabileceğini belirleyen temel kanunlardır. Devletin temel kurumlarının nasıl işleyeceğini belirler. Genel olarak genel hükümler, temel hak ve özgürlükler, bireylerin topluma karşı görev ve sorumlulukları ile yasama, yürütme, yargı gibi anayasal devletorganlarını tanımlayan bölümlere sahiptir. Türk siyasi tarihinde ilk anayasal belge 1808…

  • Anayasa Bilim ve Sanat Hürriyeti

    IX.  Bilim ve sanat hürriyeti MADDE 27. – Herkes, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir. Yayma hakkı, Anayasanın 1 inci, 2 nci ve 3 üncü maddeleri hükümlerinin değiştirilmesini sağlamak amacıyla kullanılamaz. Bu madde hükmü yabancı yayınların ülkeye girmesi ve dağıtımının kanunla düzenlenmesine engel değildir.

  • Anayasa Cumhurbaşkanı

    İKİNCİ BÖLÜM Yürütme I. Cumhurbaşkanı A. Nitelikleri ve tarafsızlığı              MADDE 101 –(Değişik: 31.5.2007-5678/4md ) Cumhurbaşkanı, kırk yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenim yapmış Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından, halk tarafından seçilir. Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir….

  • Anayasa Siyasi Partilerle İlgili Hükümler

    Anayasa 68 maddesine göre siyasi partilere kimler üye olamaz ve siyasi partilerin uyacakları esaslar nelerdir? III. Siyasi partilerle ilgili hükümler A. Parti kurma, partilere girme ve partilerden ayrılma MADDE 68. –  (Değişik: 23.7.1995-4121/6 md.) Vatandaşlar, siyasî parti kurma ve usulüne göre partilere girme ve partilerden ayrılma hakkına sahiptir. Parti üyesi olabilmek için onsekiz yaşını doldurmuş…

  • Bütçenin Görüşülmesi, Mali ve Ekonomik Hükümler

    DÖRDÜNCÜ KISIM Mali ve Ekonomik Hükümler BİRİNCİ BÖLÜM Malî Hükümler Bütçe Bütçenin hazırlanması ve uygulanması MADDE 161. – Devletin ve kamu iktisadî teşebbüsleri dışındaki kamu tüzelkişilerinin harcamaları, yıllık bütçelerle yapılır. (Değişik: 29.10.2005-5428/3 md.) Mali yıl başlangıcı ile merkezi yönetim bütçesinin hazırlanması, uygulanması ve kontrolü kanunla düzenlenir. Kanun, kalkınma planları ile ilgili yatırımlar veya bir yıldan…

  • Anayasa Seçme, Seçilme ve Siyasi Faaliyette Bulunma Hakları

    II. Seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakları MADDE 67. – Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasî parti içinde siyasî faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir. (Değişik: 23.7.1995-4121/5 md.) Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı…