Parlamenter Sistemin Türleri Nelerdir?

Parlamenter sistem tek bir modelden oluşmaz. Devlet başkanının hükümet üzerindeki etkisine, güvensizlik mekanizmalarına ya da parti sisteminin çalışma biçimine baktığınızda farklı modeller ortaya çıkar. Bu yüzden monist, düalist, Westminster ve rasyonelleştirilmiş parlamenter sistemi aynı ölçüte göre sıralamak doğru değildir.

Parlamenter Sistemin Türleri Nedir?

  1. İkici (Düalist) Parlamenter Sistem-Tekçi (Monist) Parlamenter Sistem.
  2. Rasyonelleştirilmiş Parlamenter Sistem.
  3. Çoğunlukçu (Westminster) Parlamenter Sistem – Oydaşmacı Parlamenter Sistem
  4. Oydaşmacı Parlamenter Sistem

1- İKİCİ (DÜALİST) PARLEMENTER SİSTEM

Düalist sistem daha çok parlamentarizmin tarihsel gelişim dönemlerinde görülür.

Burada hükümet yalnız parlamentonun değil, devlet başkanının da siyasi desteğine ihtiyaç duyabilir.

Bir bakıma hükümet iki tarafa bakar:

Parlamento ne diyor?

Devlet başkanı ne diyor?

Monist sistemde ikinci bağ önemli ölçüde zayıflar. Karşılaştırmalı hukukta temel fark hükümetin yalnız parlamentoya mı, yoksa parlamento ile devlet başkanına birlikte mi siyasi olarak bağlı olduğu üzerinden açıklanır.

İkici parlamenter sistem ile yürütmenin iki başı olan devlet başkanı ile hükümet arasında bir güç dengesinin varlığına işaret edilir. Diğer bir deyişle, devlet başkanının aktif politikaya dâhil olması kastedilir. Bu dâhil olmanın somut biçimleri, devlet başkanının bir koşula bağlı olmadan yasama organını feshedebilmesi ve kabineyi azledebilmesidir.

2- RASYONELLEŞTİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEM

Burada amaç parlamenter sistemi ortadan kaldırmak değil, hükümet krizlerini azaltacak bazı kurallar koymaktır.

En bilinen örneklerden biri yapıcı güvensizlik oyudur.

Mantığı basit.

Mevcut başbakanı düşürmek istiyorsanız:

“Bunu istemiyoruz.”

demek yetmez.

Yerine kimi getireceğiniz konusunda da çoğunluk oluşturmanız gerekir.

Almanya bu yöntemin klasik örneğidir. Böylece parlamentonun hükümeti denetleme hakkı korunurken, yerine hükümet kurulmadan mevcut kabinenin düşürülmesi zorlaştırılır.

Parlamenter sistem, İngiliz toplumunun sosyo-ekonomik gelişiminin yön verdiği siyasal süreçler boyunca ilerleyen bir evrimin ürünüdür. Bu sistemi bire bir kendi siyasi hayatlarına aktarmaya çalışan Kıta Avrupası ülkeleri, zaman zaman ağır hükümet bunalımlarıyla yüz yüze gelmişlerdir. Duverger’e göre, hoşgörü ve liberalizm geleneklerinden yeteri kadar payını alamamış öteki milletler, İngiliz siyasi kurumlarını sanıldığı kadar sorunsuz biçimde benimseyememişlerdir.

3. Çoğunlukçu (Westminster)57 Parlamenter Sistem – Oydaşmacı Parlamenter Sistem

Westminster modeli denildiğinde genellikle Birleşik Krallık’tan doğan çoğunlukçu parlamenter gelenek anlaşılır.

Çoğunluk partisinin güçlü hükümet kurması, hükümet ile parlamento çoğunluğu arasında yakın ilişki ve siyasal kararların görece hızlı alınması modelin bilinen taraflarıdır.

Ama her parlamenter sistem Westminster değildir.

Lijphart, Robert G. Dixon’dan ödünç aldığını söylediği çoğunlukçu oydaşmacı ayrımını, aslında demokratik sistemlerin sınıflandırması için yapmaktadır. Ancak aynı sınıflandırmayı yaygın bir demokratik hükümet şekli olan parlamenter sistem için yapmak mümkündür. Zira söz konusu ayrım çizgisi, parlamenter sistemlere bir bütün olarak bakıldığında, dikkat çekici bir farklılığın ayırt edilmesini sağlamaktadır.

Çoğunlukçu model seçimde kazanan çoğunluğun yönetmesini, azınlıkta kalanın ise muhalefette kalmasını öngörür. Bu uygulamanın yeterince demokratik olmadığı itirazına karşı, iki temel argüman mevcuttur. Birincisi yönetme hakkını kaybeden azınlık bir başka dönemde çoğunluk haline gelebilir. İkincisi etnik, kültürel, dini, ideolojik vb. bakımdan homojen ülkelerde kazanan çoğunluğun uygulayacağı politikalar kaybedenler için de sorun yaratmayacaktır. Ancak toplumsal yapısı daha heterojen olan ülkeler söz konusu olduğunda bu argümanlar yetersiz kalmaktadır. Bu ülkelerde çoğunlukçu modelin uygulanmasının ağır riskleri olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle bu ülkelerde dışlamadan çok içermeyi, çatışmadan çok uzlaşmayı sağlayacak ve yönetime daha çok kesimin katılımını sağlayacak bir modele ihtiyaç olduğu savunulur. Bu model “oydaşmacı” modeldir.

Çoğunlukçu modelde yürütme gücü tek partili hükümetlerde toplanır. Koalisyon hükümetlerine nadiren rastlanır. Oydaşmacı modelde yürütme gücü geniş koalisyon hükümetleri ile paylaşılır. Çoğunlukçu modelde kabine parlamento karşısında üstündür. Parlamenter hükümet sisteminde teorik olarak parlamentonun hükümeti kontrol ettiği söylenir. Halbuki Westminster modelinde hükümet parlamentodaki disiplinli çoğunluğun liderlerinden oluştuğu için asıl güç hükümettedir.

Oydaşmacı Parlamenter Sistem Nedir?

Oydaşmacı modelde daha geniş siyasi grupların yönetime katılması ve kararların mümkün olduğunca uzlaşmayla alınması öne çıkar.

Çok partili yapı ve koalisyon hükümetleri daha sık görülebilir.

Bunun karşılığı bazen daha geniş temsil olur.

Bazen de karar almak uzar.

Her madalyonun iki yüzü var.

  • Oydaşmacı modelde ise yasama ve yürütme organları arasında bir güç dengesi bulunur.
  • Çoğunlukçu modelde iki partili sistem hâkimdir. Sistemde başka partiler bulunmakla birlikte hükümet genellikle İngiltere’de Muhafazakâr Parti ve İşçi Partisi’nde olduğu gibi iki parti arasında el değiştirir.
  • Oydaşmacı modelde çok partili sistem hâkimdir. İkiden fazla parti siyasi rekabette birbirine yakınsa ve iktidar dengesini etkileyebiliyorsa çok partililikten söz edilir.
  • Çoğunlukçu modelde “çoğunlukçu seçim sistemi” uygulanır. Bu sistem ise büyük partiler lehine sonuç verir ve iki partili sistemi teşvik eder.
  • Oydaşmacı modelde seçim sistemi olarak “nispi temsil sistemi” uygulanır. Bu sistem parlamentodaki sandalyelerin görece daha adil dağılımını sağlar.
  • Çoğunlukçu modelde çıkar grubu çoğulculuğu vardır. Çok sayıdaki çıkar grupları eşgüdümsüz ve rekabetçi bir şekilde hükümet üzerinde baskı oluşturmaya çalışırlar.
  • Oydaşmacı modelde çıkar grupları arasında uzlaşma ve uyum görülür.
  • Çoğunlukçu modelde yasama gücü tek meclisli parlamentodadır. İngiltere bu ilkeden biçimsel olarak sapmış olsa da İngiliz Parlamentosu denince Avam Kamarası’nın kastedilmesi bu gücün tek mecliste bulunduğunu hatırlatmaktadır.
  • Oydaşmacı modelde parlamentonun simetrik güçlere sahip iki meclisi bulunur. Çoğunlukçu modelde anayasal esneklik söz konusudur. İngiltere örneğinde olduğu gibi bu modelde anayasal bir tek metin bulunmadığı gibi anayasa statüsündeki metinler basit bir yasa ile değiştirilebilir ya da kaldırılabilir.
  • Oydaşmacı modelde ise katı anayasalar mevcuttur. Bu anayasaların değiştirilmesi daha zor koşul ve biçimlere bağlanmıştır.
  • Çoğunlukçu sistemde anayasa yargısı bulunmaz. Yargı kurumlarının anayasal hukuk kurallarını öne sürerek yasaların anayasaya uygunluğunu denetlemek gibi bir yetkileri yoktur.
  • Oydaşmacı modelde anayasa yargısı yetkisine sahip anayasa mahkemeleri bulunur.
  • Katı anayasaların varlığıyla ilişkili olan anayasa yargısı 20. yüzyıl ortalarında yaygınlık kazanmıştır.

“Parlamenter sistemin tek modeli yoktur; aynı motorun farklı ülkelerde farklı viteslerle çalıştığını düşünün.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK YAZILARIMIZ;

Bunları da Okuyabilirsiniz