Üst Düzey Yönetici Belgesi
Siyaset Bilimi Siyaset Bilimi Hakkında Herşey!İncele

Siyaset Felsefesi ve Temel Kavramları

Siyaset Felsefesi

Siyaset felsefesi devlet hükümet siyaset özgürlük mülkiyet meşruiyet haklar hukuk gibi kavramları açıklayan bu kavramların varlığına niçin ihtiyaç duyulduğunu tartışan bir hükümetin meşruiyet kaynağı hakkında düşünen devletin özgürlükleri ve hakların için koruması gerektiği üzerine kafa yoran ve nasıl kurumsallaşması gerektiği hakkında fikirler üreten kanunun ne olduğunu sorgulayan vatandaşın ve devletin birbirlerine karşı olan yükümlülüklerini ne olduğunu açıklamayı hedefleyen bir devlet başkanı veya hükümetin ne zaman ve nasıl görevden çekilmesi gerektiğini tartışan bir sosyal bilim dalıdır ve felsefeden önemli ölçüde faydalanmaktadır.

Antik çağdan bu yana devletin yönetim şekli hakkında kafa yoran birçok filozof olmuştur.  Antik çağda bunların en önemlisi Platon veya diğer adıyla Eflatun, Aristoteles ve Sokrates gibi düşünürler devletin meşruiyet kaynağı toplumun sosyolojisi devletin örgütlenmesi gibi birçok farklı alanda devletin yapısını sorgulamışlardır.  Platon’un “Devlet” adlı kitabında bir devletin kurumsallığın nasıl sağlanacağı devlet yapısının nasıl olabileceği ve nasıl yükselebileceği ve devletin varlığının gerçekten olup olmasının gerekliliği hakkında tartışmaları anlatılmaktadır ve bunun yanı sıra Platon’un ideal devlet anlayışı ele alınmaktadır.

Platon

Platon devletin filozof krallar tarafından yönetilmesi gerektiğini savunmaktadır. Ancak bu sayede devlet gerçek görevini yapabilir ve adaleti sağlayabilir demektedir. Demokrasinin sağladığı eşitliğe de karşı çıkmakla birlikte toplumda katmanların olması gerektiğini savunmakta ve köleliğe karşı çıkmak çıkmamaktadır.  Dolayısıyla toplumdaki farklı katmanların farklı katmanlar tarafından yönetilen bileceğini ve herkesin vatandaş olamayacağını sadece yönetenlerin ve o site devletinde yaşayıp oy hakkı olanların vatandaş olduğuna inanmakta kölelerin ise bu vatandaşların işlerini yapmakla görevli kimseler olduğunu düşünmektedir.

Platon haricinde özellikle orta çağda Jean Bodin, Machiavelli, Hobbes, John Locke, Montesquieu, Jean-Jacques Rousseau, gibi düşünürler farklı alanlarda farklı şekillerde yönetim ideali inşa etmişlerdir.

Thomas Hobbes

Thomas Hobbes, monarşik bir devleti savunmakta ve Leviathan adını verdiği toplumun bütün birimlerine kadar ulaşan ve toplumun güvenliği adaleti konusunda tam yetkin olan bir deniz canavarı tasvir etmiştir.  Toplum birbiri arasında adaleti sağlamayı isterse sürekli olarak bir korku içinde yaşayacaklarını düşünmüş ve bu sebeple güvenlik ve adalet duygusunu yerine getirebilmek için insanlar doğuştan gelen bu haklarını devlet mekanizmasına devretmişlerdir bunun adı ise Leviathan’dır. Bu haklar bir daha geri dönülemez biçimde bu deniz canavarına devredilmiştir. Buradaki deniz canavarı sembolik bir şekilde devletin sınırsız gücü ve yetkisini temsil etmektedir. Thomas Hobbes’un düşünceleri bu şekilde özetlenebilir.

John Locke, liberal düşünce sisteminin kurucu babası olarak kabul edilmektedir.  Yaşama hakkının ve mülkiyet hakkının doğuştan gelen haklar olduğunu savunmaktadır. İnsan zihninin “tabula rasa” adını verdiği boş bir levha ya benzediğini söylemiş ve yaşayacağı deneyimler ile bu levhanın dolacağını anlatmıştır. İnsanların özgürlüğünü sağlayamayan bir devlet mekanizmasının meşru olmadığını düşünmüş ve özgürlük kavramını bir siyaset felsefesi olarak temel almıştır.

Siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler