BAŞKANLIK SİSTEMİNDE YÜRÜTME ORGANI

Başkanlık Sisteminde Yürüme Organı Nedir?

Yürütme Organı: Başkan

ABD hükümet sistemi “Başkanlık sistemi” olmasına rağmen Anayasa’nın 1’inci maddesiyle Kongreye ilişkin daha fazla düzenleme içermesi, başkana ilişkin 2’nci maddenin ise daha az yer tutması dikkat çekicidir. Başkanların, yetki ve sorumluluklarını zaman içerisinde genişletmeye çalışmasında bu durumun da önemli payı vardır.

Başkanın Seçimi

Anayasa’nın 2’nci maddesinin ilk bölümü, başkanın nasıl seçileceğine dair bilgiler sunmaktadır. ABD Anayasası’na göre (m. 2/1/5) başkan olabilmek için; ABD’de doğmuş olmak, ABD vatandaşı olmak, en az 35 yaşında olmak ve en az 14 yıldır ABD’de ikâmet ediyor olmak gerekmektedir. Başkan yardımcısı da aynı özelliklere sahip olmalıdır. 1951 yılında Anayasa’ya getirilen 22’nci değişiklik uyarınca ise, bir kişi en fazla iki dönem başkan seçilebilmektedir. ABD Anayasası kabul edildiğinde siyasî partiler henüz olmadığından başkan seçimlerinde partilerin rolü de söz konusu olamamıştır. Fakat 1800’lerde kurulmaya başlayan siyasi partiler, zamanla seçimlerde etkin rol oynamaya başlamıştır. Yıllar ilerledikçe Cumhuriyetçi ve Demokrat olmak üzere iki siyasi parti sisteme egemen olmuş ve başkan adaylarını belirlemek bu iki partinin en önemli faaliyetlerinden biri hâline gelmiştir. Siyasî partiler, önce federe devletler bazında bir ön seçim yaparak delegelerini seçerler. Bu delegeler de “Federal Genel Kurul”da kendi başkan adaylarını seçerler. Ancak mevcut başkanın ikinci dönem için aday olması durumunda, başkanın mensubu olduğu parti ön seçim yapmaz ve mevcut başkanı yeniden aday gösterir. Eyaletlerdeki bu ön seçimler ve parti kongreleri genellikle Ocak ve Haziran arasında yapılırken, federal genel kurullar Temmuz, Ağustos veya Eylül aylarında düzenlenir.

Dört yıl süren başkanlık görevi, 1933’te Anayasa’ya getirilen 20’nci değişiklik uyarınca 20 Ocak’ta Kongrede yapılan bir törenle başlar. Başkan, yine geleneksel olarak, ABD Yüce Mahkemesi başkanı tarafından58 halk önünde yemin eder/ söz verir (oath/affirmation). Anayasa’nın 2’nci maddesinin birinci bölümünün sekizinci fıkrasında yazılı olan metin şu şekildedir: “Amerika Birleşik Devletleri Başkanlık makamını sadakatle yöneteceğime ve Amerika Birleşik Devletleri Anayasası’nı sürdürmek, korumak ve savunmak için elimden gelen her çabayı göstereceğime yemin ederim/söz veririm.” Anayasa’nın 2’nci maddesinin dördüncü bölümüne göre; başkan, başkan yardımcısı ve Birleşik Devletler’in bütün sivil yetkilileri, vatana ihanet, rüşvet, diğer ağır suçlar ve görevi kötüye kullanmakla suçlandırılır (impeachment) ve suçlu bulunurlarsa, görevlerinden alınırlar. Temsilciler Meclisindeki araştırmanın ardından Senatoda yapılan yargılamalar, federal yürütme ve yargı üyelerinin Kongre tarafından denetlenmesi, yargılanması ve gerekirse cezalandırılması sürecidir. Temyize götürülemeyen bu kararlar, Senatoda üçte iki çoğunlukla alınabilir ve yargılanan kişinin suçlu bulunması halinde cezası görevinden ayrılmasıdır.

Başkanın Yetkileri

Anayasa’nın 2’nci maddesinin ilk bölümü “Yürütme yetkisi, ABD Başkanına verilecektir” hükmünü içermektedir. Anayasa, başkanın görev ve yetkilerini de ayrıntılı biçimde saymaktadır; ancak, yardımcısına, kabinesine ya da diğer federal görevlilere belirgin yönetim görevleri vermemektedir. Anayasa’nın 2’nci maddesinin başkanın seçimi ile ilgili paragraflarının ardından, yetkileri ve sorumluluklarına ilişkin hükümler yer almaktadır. Kısaca belirtmek gerekirse başkan; devlet başkanı (head of state), yürütmenin başı (chief executive) ve ordunun başkomutanıdır (commander-in-chief). Ayrıca, veto yetkisine sahip olduğu için yasama sürecinde de küçümsenemeyecek bir rolü vardır (İlerleyen sayfalarda tartışıldığı üzere Başkanların mevcut yetkileri kendilerine Anayasa’da bahşedilen yetkilerin ötesine geçmiştir ve bu durum sisteme ilişkin tartışmaların temelini oluşturmaktadır.) Anayasa’ya (m. 2/1/6) göre; başkanın görevden uzaklaştırılması, ölümü, istifası veya görevinin yetki ve işlevlerini yerine getirmede yetersiz olduğu hallerde, bu yetki ve işlevler başkan yardımcısına geçer. Hem başkan hem de başkan yardımcısının görevden alınması, ölümü, istifası ya da görevde yetersizliği halinde Kongre, yasayla hangi görevlinin başkan olarak görev yapacağını bildirir ve yetersizlik ortadan kalkıncaya ya da bir başkan seçilinceye kadar bu kişi başkan olarak görev yapar.

Anayasa’ya 1967’de getirilen 25’inci değişiklik de bu hükme ilişkin yeni kurallar koymuştur. Değişikliğin ikinci fıkrası, başkan yardımcısı makamında bir boşluk olduğunda, başkanın Kongrenin her iki meclisinde çoğunluk oyu ile onaylanarak göreve başlayacak bir başkan yardımcısı atayacağını düzenlemiştir. Bu değişiklik yürürlüğe girmeden önce, boşalan başkan yardımcılığı makamı, bir sonraki başkanlık seçimine kadar boş kalmaktaydı. Gerald R. Ford, 1973’te Spiro T. Agnew’nun istifa etmesinden sonra, Başkan Richard M. Nixon tarafından bu şekilde başkan yardımcılığı görevine getirilen ilk kişi olmuştur. 1974’te Nixon istifa ettiğinde ise Ford, başkanlığa gelmiştir. Bunun üzerine, söz konusu değişiklik uyarınca Nelson A. Rockefeller, başkan yardımcılığına getirilmiştir. Böylelikle, ABD göreve seçimle gelmemiş bir başkan ve bir başkan yardımcısı ile yönetilmek durumunda kalmıştır.

Başkana Anayasa’da verilen bir yetki onun dış ilişkilerde önemli bir rol üstlenmesine zemin hazırlamıştır. Anayasa’nın 2’nci maddesinin ikinci bölümüne göre; başkan, Birleşik Devletler silahlı kuvvetlerinin başkomutanıdır. Başkanlar, bu yetkinin kendilerine askerî güç kullanımını içeren konularda münhasır yetki verdiğini savunagelmiş; bu iddia, çalışmanın üçüncü bölümünde gösterildiği üzere, yasama ile yürütme arasında ciddî tartışmaların hatta krizlerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Mezkûr anayasa maddesinde, başkana yürütme organının her bölümünün en üst görevlisinden kendi bölümünün işlevleri ile ilgili herhangi bir konuda görüşünü yazılı olarak isteyebilme ve görevi kötüye kullanma olayları dışında, Birleşik Devletler’e karşı işlenmiş suçlarda infazı erteleme ve affetme yetkisi de verilmiştir.

Anayasa’nın 2’nci maddesinin ikinci bölümünde, başkana, Senatonun tavsiye ve rızasıyla (advice and consent) ve mevcut senatörlerin üçte ikisinin onayı ile antlaşmalar yapma ve büyükelçileri, diğer diplomatik kişi ve konsolosları, Yüce Mahkeme yargıçları ile Anayasa’nın öngörmediği ve yasalarla kurulacak Birleşik Devletler makamları için bütün görevlileri önerme ve Senatonun tavsiye ve rızası ile bu kişilerin atamalarını yapma yetkisi de verilmiştir. Ayrıca başkan, Senatonun tatilde bulunduğu süre içinde, boşalacak bütün görevlere, Senatonun izleyen yasama dönemi bitiminde sona ermek üzere, atama yapma yetkisine de sahiptir.

Başkanın Kabinesi

Federal yasaların uygulanması ve yönetimi görevi, belirgin ulusal ve uluslararası konularla ilgilenmek üzere Kongre tarafından yaratılmış olan çeşitli bakanlıklara (departments) verilmiştir. Bu bakanlıkların başında bulunan, Başkan tarafından seçilip önerilen ve Kongre tarafından onaylanan bakanlar (secretary)64, genellikle “Başkanın Kabine”si diye bilinen bir danışmanlar kurulu oluştururlar. Kabineyi oluşturan bakanlıklar şunlardır: Adalet Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Eğitim Bakanlığı, Enerji Bakanlığı, Gazi İşleri Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, İskân ve Kentsel Gelişme Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Sağlık ve İnsani Hizmetler Bakanlığı, Savunma Bakanlığı, Tarım Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığı.

Diğer yazılarımızı okumak için:

Bunları da Okuyabilirsiniz

  • Başkanlık Sistemi İle Yönetilen Ülkeler

    Başkanlık sistemi katı kuvvetler ayrılığının uygulandığı yasama yürütme ve yargı güçlerinin birbirinden katı bir şekilde ayrıldığı bir sistemdir. 16 Nisan 2017’den sonra Türkiye Cumhuriyeti başkanlık sistemi ile yönetilen bir ülke halini almıştır.  Dünyada başkanlık sistemi ile yönetilen birçok ülke bulunmaktadır. Başkanlık sistemi ile yönetilen ülkeler Dünyanın farklı noktalarında kendilerine Has kimi özellikler ile mevcuttur.  Başkanlık…

  • BAŞKANLIK SİSTEMİNİN AVANTAJ VE DEZAVANTAJLARI

    BAŞKANLIK SİSTEMİNİN AVANTAJ VE DEZAVANTAJLARI NELERDİR? Başkanlık sisteminin avantaj ve dezavantajları hakkında bilgiler: Parlamenter sistem, daha çok müreffeh ve siyasi istikrara sahip OECD ülkeleri arasında yaygınken, başkanlık ve yarı-başkanlık sistemi, görece yeni, siyasi ve anayasal istikrarı daha düşük demokrasilerde yaygınlık kazanmıştır. Bu genel manzaranın yanı sıra Latin Amerika demokrasilerinin 1960-1980 arasındaki çöküşü, başkanlık sisteminin bünyesinde…

  • BAŞKANLIK SİSTEMİNDE ANAYASAL ORGANLAR

    Amerika Birleşik Devletlerinde Anayasa Organlar YASAMA ORGANI: Kongre (Senato ve Temsilciler Meclisi) YÜRÜTME ORGANI: Başkan YARGI ORGANI Başkanlık sistemini parlamenter sistemden ayıran temel unsurlardan biri, güçlerin parlamenter sisteme kıyasla daha belirgin ve katı bir şekilde birbirinden ayrılmış olmasıdır. Nitekim, ABD sisteminde, Kongre ve başkan, birbirlerinden ayrı/bağımsız birer varlığa, bir “organ” kimliğine sahip olacak şekilde kurumlaşmıştır. Her…

  • BAŞKANLIK SİSTEMİNİN DEZAVANTAJLARI

    Başkanlık Sisteminin Dezavantajları Nelerdir? Başkanlık sisteminin dezavantajları hakkında bilgiler: Başkanlık sisteminin bazı dezavantajları da bulunmaktadır. Bunlar şöyle sıralanabilir: Katılık: Başkanlık sistemlerinde yasama ve yürütme organları birbirlerinin görev sürelerini etkileyebilecek yetkilere sahip değildir. Yasama organı başkanın varlığını sona erdiremediğinden yürütme gücünün süresi sabittir. Bu durumda bir başkan ne kadar yeteneksiz olursa olsun görev süresini doldurmadan görevinden…

  • Başkanlık Sistemi Nedir?

    Başkanlık sisteminde devlet başkanı hem yürütme (Türkiye’ deki durum: bakanlar kurulu-başbakan) organının başı hem de devlet başkanı (Türkiye’ deki durum:  cumhurbaşkanı) olan başkanın, sabit (kesin süre) bir süre için halk tarafından seçildiği ve yasama organının başkanı düşüremediği, başkanın da yasama organını feshedemediği bir sistem olarak tanımlanmaktadır. Başkanlık Sistemini Uygulayan Ülkeler Başkanlık sistemini ilk kez Amerika Birleşik Devletleri (ABD) uygulamış ve günümüze kadar devam ettirmiştir. ABD dışında bankalık…

  • BAŞKANLIK SİSTEMİ

    KAVRAMSAL ÇERÇEVE Başkanlık sistemi, hem yürütme organının başı hem de devlet başkanı olan başkanın, sabit bir süre için halk tarafından seçildiği ve yasama organının başkanı düşüremediği, başkanın da yasama organını feshedemediği bir sistem olarak tanımlanmaktadır. Başkanlık sistemini ilk kez Amerika Birleşik Devletleri (ABD) uygulamış ve günümüze kadar devam ettirmiştir. Bu sistemi başka birçok devlet kopyalamış…