Üst Düzey Yönetici Belgesi
Siyaset Bilimi Siyaset Bilimi Hakkında Herşey!İncele

Türkiye’de Parlamenter Sistemin Gelişimi

TÜRKİYE’DE PARLAMENTER DEMOKRASİNİN KISA TARİHÇESİ

Türkiye parlamenter sistem

Daha önceki devletlerin demokrasi tarihlerinde olduğu gibi; Türkiye’nin parlamenter demokrasi geçmişini de 19. Yüzyılın başlarından başlatmak isabet olur, zira 1789 Fransız ihtilalinin ‘ eşitlik’ ve ‘özgürlük’ sloganları demokrasiyi etkilediği gibi, çözülme sürecine girmiş olan Osmanlı Devletini de etkileyecekti.

Türkiye’ de demokratikleşme süreci, daha doğrusu aydınlanma süreci, 19 uncu yüzyıl da başlar. Nedeni ise batıdaki aydınlanmanın temelindeki iktisadi gelişme yani kapitalizm, büyük bir gelişmeyle ortaya çıkar. Ülkemizde batıda aydınlanmanın bayraktarlığını yapan burjuva sınıfı gecikerek oluşur. Her ikisi de 19 uncu yüzyılın olgularıdır. Yine bu yüzdendir ki, Türkiye deki kapitalizm ile burjuva sınıfının niteliği, batıya kıyasla farklılıklar taşır. Batıda bağımsız gelişen kapitalizm ve burjuvazi, Türkiye’de bu gelişmeden dolayı  ‘bağımlı’ bir gelişme sürecini izler.

Türkiye Parlamenter Sisteme Ne Zaman Geçti? bu sorunun yanıtını aşağıda vermeye çalışacağız.

Türkiye’de parlamenter sistemin tarihçesi

1. MEŞRUTİYET DÖNEMİ

1.meşrutiyet dönemi

            Osmanlı imparatorluğunun ilk meclisi olan ‘meclis-i umumi’ si 1. Meşrutiyetle birlikte kabul edilen anayasa doğrultusunda 1877 yılında açılmıştır. Padişah tarafından atanmış bir kurulun hazırladığı ve padişahın tek yanlı olarak kabul edip, yayınladığı 1876 anayasasında yer alan bir maddeye göre, bir parlamento kurulacak bu parlamento ‘meclis-i umumi’ ve ‘meclis-i ayan’ adında 2 meclisten oluşacaktı.

Ayan heyetini üyeleri, padişah tarafından ve ömürleri boyunca görevde kalmak üzere atanacak, heyet-i mebusan üyeleri, başka bir deyişle milletvekilleri ise, halk tarafından iki dereceli bir seçimle seçilecekti.

2.MEŞRUTİYET DÖNEMİ

2.meşrutiyet dönemi

Abdulhamid’ in mebusan meclisini dağıtarak ülkeyi tekrar mutlakıyetle yönetmeye başlaması, aydın çevrelerde git gide yoğunlaşan bir muhalefet uyandırmış, ‘Genç Türkler’ adı verilen bu muhalefet hareketi ‘Genç Osmanlılar’ dan daha geniş bir çevrenin malı olmuştur.

İttihat ve terakki nin 23 Temmuz 1908’de hürriyeti ilan etmesi ve Abdulhamit’ e rağmen İstanbul’ a hakim olmaya çalışması, iç savaş, kargaşalık ve dış müdahale gibi olasılıklar nedeniyle Sultan Abdulhamit, II. Meşrutiyeti ilan etmek zorunda kaldı. Böylece Osmanlı İmparatorluğunda, ikinci meşrutiyet dönemi açılmıştır.

 MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİ

            Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisini oluşturan milletvekillerinin toplumsal kökenlerinin analizi, birçok bölgede milletvekili seçimlerinde, mahalli çıkarların etkili olduğunu ortaya çıkaracaktır. Bu sebeple 1. Meclis, olağanüstü olduğu kadar o ölçüde bölünmüş, heterojen ve kendi içinde çatışan bir meclisti.

23 Nisan 1920 günü M. Kemal Atatürk’ ün çağrısıyla meclis açılmış, bu bir ölçüde Osmanlı Türk Devleti tarihinin 3. Meşrutiyet döneminin başlaması manasına gelmiştir.

TEK PARTİLİ DÖNEMİ (1923-1950 DÖNEMİ)

Cumhuriyet döneminin ilk seçimleri, 1923 yılında yapılmıştır. Bu seçimde uygulanan yasa gereği, ordu mensubu kişilerin milletvekili seçilmeleri yasaktı. İki dereceli ve mutlak çoğunluk esasına göre yapılan seçimleri Halk Fırkası kazanmış ve II. TBMM oluşmuştur.

1923 seçimlerinden sonra oluşan II. TBMM 29 Ekim 1923 te Cumhuriyeti ilan etmiş, daha sonra 1924 anayasasını hazırlamıştır. Bu anayasa ile beraber parlamentoya seçilecek milletvekillerinin Türkçe okuyup yazabilmesi şartı getirilmiştir. 1927 yılında yapılan Cumhuriyet tarihimizin 2. Seçimlerini, seçimlere tek parti olarak giren Cumhuriyet Halk Fıkrası kazanmıştır.

1950-1960 ARASI DÖNEM

            14 Mayıs 1950 tarihinde yapılan genel seçimler sonucunda Demokrat parti iktidarı ele geçirmiş ve Türk siyasi hayatında yeni bir dönemin başlangıcına imza atılmıştır. Türkiye’ nin siyasi tarihindeki en önemli devrimlerden biri, 1950 seçimleriyle gerçekleşmiştir.

Demokrat parti, genç cumhuriyetin devrimci kadrosunu oluşturan devletçi-seçkinlerin çabalarıyla oluşturulduğundan hiç kuşku yoktur. Aslında bu eylem onlar için büyük bir özveri anlamı taşıyordu.

1960-1971 ARASI DEĞİŞİM SÜRECİ

            Demokrat partinin girişmiş olduğu diktatörlük denemesinin kaçınılmaz olarak yol açtığı 27 Mayıs 1960 ordu müdahalesi, çağdaş Türkiye’ nin siyasal geleneğinde bir takım köklü değişiklikler yaratmıştır. Cumhuriyetin başından beri, en bunalımlı dönemlerde dahi korunmaya çalışılan sivil yönetim kuralı, çok ağır bir darbe almıştır. O tarihten sonra Türkiye’ de silahlı kuvvetlerin yönetimi, sürekli olarak hafızalarda yer tutması  gereken bir olasılık olarak ortaya çıkmış, ülke yönetiminde  derin bir buhranın belirdiği her sefer, artık gözlerin orduya çevrilmesi bir alışkanlık ya da ihtiyaç haline gelmiştir.

Türkiye’de parlamenter sistemin tarihini bu şekilde tamamlamış bulunmaktayız. Türkiye’nin parlamenter sistem tarihi yazımızı okuduğunuz için teşekkür ederiz.

Ayrıca aşağıdaki yazılarımızı okumanızı tavsiye ediyoruz;